VIDEO FOTOĞRAFLAR

SERGİ

17 MART 2017 19:00
21 NİSAN 2017 18:00

Praygrounds

Praygrounds sergisi, 18. yüzyıldan kalmış eski bir sarayın mevcut yapısını yepyeni bir mimari dille yenileyen, özgün bir yorum etrafında dönüştüren Amir Shakib Arslan Camii'nin hikayesini anlatıyor ve cami tasarımının medeniyetler ve coğrafyalar boyunca geçirdiği evrime göz atıyor.

Caddeye bakan geniş camda neonla yazılmış bir besmeleyle gelenleri karşılayan Praygrounds sergi alanı, üç bölümden oluşuyor. Üç bölümü birbirinden ayıran perdelerde, mekanların içeriklerinden izler var.
İnsan/Allah içerisinde Amir Shakib Arslan Camii'nin tasarım sürecini barındırıyor.
Kadın/Erkek için sakin bir dua alanı.
Yapım/Yıkım bağlamsal, coğrafi ve zamansal olarak cami mimarisinin evrimini görselleştiriyor.

Derinlemesine tanımlanmış bu üç alanın geçişlerinde, Amir Shakib Arslan Camii'nin çizimleri ve fotoğrafik dokümantasyonları yer alıyor. Yeniden düzenlenmiş ve nağmeyle söyleme yerine okuma yoluyla yeniden yorumlanmış ezan, tüm bölümleri birleştiren bir bağ.

Amaç, tekil bir İslami kültür manzarası üzerinden sabit bir fikre inanmamızı isteyen aşırı dini grupların (ve “oryantalist” benzerlerinin) sürdürdüğü, önceden belirlenmiş bir tarih düşüncesine meydan okumaktır.

Amir Shakib Arslan Camii, Lübnan:
L.E.FT Architects tarafından 2016 yılında tamamlanan 100 m2’lik cami, Lübnan’da bulunan Shouf Dağı’nın kırsal kesimindeki Al-Moukhtarah’ta konumlanıyor. Cami, çapraz tonozlu yığma yapının renovasyonunu ve 18. yüzyıldan kalma eski sarayın yanındaki mevcut strüktür üzerine sembolik bir işaret olarak bir minare eklenmesini içeriyordu. Caminin önü; oturma yerleri, çeşme, saraya hizmet eden tarihi su kanalına bağlı bir şadırvana sahip kamusal bir meydana dönüştürülerek daha öncesinde otopark olarak işleyen yandaki boşlukta yeni bir kentsel toplanma alanı yaratıldı.

Yeni cami kabuğu, var olan strüktürün yönelimi Mekke’ye doğru düzeltilerek, yapıya ve meydana daima değişen bir siluet kazandıran çelik levhalardan oluşturuldu. Bir yandan bakıldığında çelik levhalar, belirgin olarak net bir cami kabuğu ile somut bir yüzey oluşturacak şekilde istifleniyor. Tam karşıdan bakıldığında kabuk geçirgen bir hale geliyor; eski sarayın zengin arkaplanı ve oluşturduğu teraslı peyzajla birleşen bir şüphe anı yaratıyor. Minare ve kavisli meydan duvarları; Hegel’in Tanrı/İnsan diyalektiğini yeniden yaratmak ama aynı zamanda İslami inancın hümanist geleneğini hatırlamak için, Allah ve İnsan kelimelerinin çeliğe işlenip birleştirilmesiyle yapılandırıldı. Burada yazının strüktürü -yeni bir kaligrafi olarak strüktürel yazı- kelimenin tam anlamıyla bir yapıdır.

İçerideki minimal müdahaleler; tonoz yüzeylerinin Halep’ten getirilen kireç karışımı kullanılarak beyaza boyanmasını ve Mekke’ye işaret eden kıble duvarlarının yönünü belli etmek ve mihraba doğru ışık almak amacıyla tonozlu mekanı kesen yeni bir ışıklık eklenmesini içeriyordu.

Kadın ve erkeklerin erişimine aynı derecede açık olan cami, dindar gruplar arasındaki aşırı dini güçlere karşı verilmesi gereken, mimarlığın bir silah olduğu kültürel bir mücadelede pay sahibi olmayı amaçlıyor

L.E.FT Ekibi
Ziad Jamaleddine, Makram el Kadi, Nayef Alsabhan, Rafah Farhat, Elias Kateb, Shun-Ping Liu, Alex Palmer, Tong Shu, Gentley Smith, Melissa Sofian, Hector Song
Korumacı Mimar
Zaher Ghossaini
Ezan
Lawrence Abu Hamdan & Nisrine Khodr
Halı Tasarımı
Lawrence Abu Hamdan with LEFT Architects
Fotoğraf
Iwan Baan, Ieva Saudargaite

Columbia Üniversitesi GSAPP Öğrencileri: (münferit camilerle ilgili tarihi araştırma) Zahid Ajam, Kenneth Amoah, Kutay Biberoğlu, Ryyan Abou Chacra, Reza Durrani, Ahmed Jawdat, Zhiyun Huang, Mayra Mahmood, Jesse McCormick, Thomas Smith

DEVAMINI OKU

BAŞKA YERLERDE